Editörün seçtikleri
YÖK Başkanı’nın öğrenci protestoları yorumu
Gökhan Çetinsaya’nın konuşmasından konu başlıkları şöyle:
– 28 Şubat gibi süreçlerde YÖK bir araç olarak kullanılmış.
– Son 4-5 yıldır bir normalleşme var. Başörtüsü, katsayı gibi konularda bir normalleşme yaşandı.
– Öğrenciler hakkında fişlemeler vardı. Bunları lağvettik.
YÖK askeri vesayetin aracıydı
– Üniversitelerdeki her karar YÖK’ten geçiyor.
– 12 Eylül 80 darbesi sonrası kurulan, 28 Şubat’ta kullanılan YÖK’e hayır, evet. Ancak binlerce insanın söz konusu olduğu bir alanda bir denetleme mekanizmasının olması gerektiğine inanıyorum.
– 2023 hedeflerine ulaşmamız için yılda 12 bin doktora yaptırmamız lazım. Şu anda yılda 4 bindoktora yaptırabiliyoruz.
– Planlama ve düzenlemenin çağdaş devlet düzenlerinde olmazsa olmaz olduğunu biliyoruz.
Nasıl bir YÖK hedefleniyor?
– 21. yüzyıl dünyasının ihtiyaçlarına karşılık verecek bir yükseköğretim mekanizması kurmak gerekiyor. YÖK, bu konuda bir aracıdır.
– Tartışmaların merkezinde YÖK değil, yükseköğretim olmalıdır.
– Hesap verilebilirlik, performans ve rekabet ve kalite güvencesine dair bir yasa üzerinde çalıştık 2 yıldır. Ve artık bunu kamuoyunda tartışmaya açtık.
– Biz yaklaşık 1 yıldır bir yığın insanla çalıştay yaptık. Önümüzdeki günlerde her üniversiteden doçent, öğrenci, kamu görevlisini bir araya getirerek çalıştay düzenleyeceğiz.
– Biz yasayı hazırlarken hep ‘nasıl olmalı’ sorusunu sorduk. Şimdi yasayı yayımladıktan sonra ‘ne diyorsunuz’ sorusunu soruyoruz. Kamuoyunun gözünün önünde. Herkes eleştirisini getirebilir.
Üniversitelerde merkeziyetçi sistemden kurtulmak lazım
– Herkesin aynı kurallara tabi olduğu bir yerde, gelişim olabilir mi?
– Öyle bir merkeziyetçi sistem ki, dünya kulvarında yarışmaya çalışan üniversiteye engel oluyor. Yine daha küçük üniversitenin kapasitesinin üzerinde performans göstermesini bekliyorsunuz.
Bizim Oxford statüsünde üniversitemiz olur mu?
– Aslında bizim de Oxford, Harvard gibi üniversitelerle yarışabilecek üniversitelerimiz var. Ancak belirlenen bazı uluslararası kriterleri gerçekleştirmek mümkün değil. Mesela Nobel ödüllü öğretim görevliniz olmadığı müddetçe belirli bir düzeyde değerlendirilmiyorsunuz.
– Üniversitelerin, bu ülkenin iktisadi, kültürel meseleleri sorun yapmaları ve bu konularda çalışmaları yapmaları artık en büyük beklentimiz.
– Üniversite şu anda, araştırmalar düzeyinde, toplumun gerisinde kalmıştır, doğrudur.
– Bu ülkede insanların o kadar çok yazdıkları makaleler nedeniyle hayatlarıyla oynandı ki, bu geri kalmışlığa da hak vermemek elde değil. Artık fişlemeler falan sona erdiğine göre, çok daha büyük bir ilerleme bekliyoruz.
– Şu anda dünyada 4 milyona yakın uluslararası öğrenci var. Türkiye’de ise 26 bin öğrenci var. Bunların yarısı da devlet bursu ile gelenlerdir. Türkiye’deki eğitimi uluslararasılaştırma konusunda bu tablo elbette bize yakışmıyor. Özellikle uluslararasılaştırma konusundaki çalışmalar bizim programımızda.
Rektör seçimleri
– Rektör seçimleri konusunda, kişisel görüşüm mevcut eleştirilere katılmak yönünde. Siyasi parti seçimleri gibi kampanyalar oluyor, mobbingler oluyor.
– Rektörler şöyle seçilebilir: Yine üniversitenin öğretim üyelerinin olduğu, ama dışarıdan da başkalarının olduğu bir kurul olabilir. Bu kurula adaylar hedeflerini anlatabilir.
– Şu anda üniversitenin boyutları da değişti. 30 yıl önceki üniversiteler yok artık. Bu yeni üniversiteleri yönetebilmek için bir adayın projelerini çok iyi anlatabilmesi lazım.
– Yeni kurulan üniversitelerde, seçim çok trajikomik sonuçlara neden olabiliyor. Ama köklü, kurumsallaşmış üniversitelerimiz seçimden vazgeçilmemesini savunuyor.
Öğrencilerin hakları ne olacak?
– Fakülte kurulları, senato da dahil olmak üzere, öğrencilerin her yerde temsilcileri olacak. Sadece şu anda öğrenciler bu kurullarda görüşülen konularda oy kullanma hakkına sahip olacak mı, olmayacak mı, onu tartışıyoruz. Bizim için oy kullanmalarının bir sakıncası yok. Ancak hukukçu arkadaşlarımız bize bu kararların mahkemeye götürülmesi sonucu öğrencilerin de etkilenebileceğini söylüyor. Öğrencilerimizin sırtına bu yükü yükleyelim mi, yüklemeyelim mi, onu görüşüyoruz şu an.
– Türkiye Öğrenci Konseyi oluşacak. Bu, her bir üniversitedeki öğrenci konseylerinin bir üst kurulu olacak.
Üniversitede meslek edinme
– Meslek yüksekokulları ve iki yıllık önlisans bölümlerinin 28 Şubat döneminde içi boşaltıldı. Şimdi bir düzeltme yaşanıyor.
– Hatta meslek yüksekokullarının üniversitelerden çıkarıp tamamen sanayi ile bütünleşmesi de tartışılıyor.
– Küresel dünyada rekabet edebilmek için, mümkün olduğu kadar nitelikli insan yetiştirmemiz lazım.
– Bir insan hayatında birkaç kez meslek değiştirebilir. Bize düşen, bu sistemi yaratabilmek.
– Nitelikli insan gücü, farklı alanlara kolayca yönelebilir.
– Her mesleğe bunu yapamasak da, posta dağıtıcılarımız da en nitelikli olmalı.
Öğrenci protestoları
– Şiddet içermediği müddetçe, yapılan her protestoya ben seviniyorum. Çünkü öğrenci arkadaşlarımın hakkıdır.
– Gönül ister ki, birlikte konuşalım tartışalım. Ancak toplantıyı sabote etmedikçe, biraz tatsız olmasına rağmen, ayağa kalkıp tepki gösteren öğrencilere de, neden olmasın diyorum.
– Bu yasalarla yapılabilecek bir şey değil. Bu bir zihniyet, bir kültür meselesi. Bu konuda büyük bir mesafe katettiğimizi düşünüyorum. Hatta son Cuma günü yapılan yürüyüşten memnun oldum. Gayet kavgasız, medeni bir şekilde gerçekleştirildi. Tabii bu öğrencilerin hakkıdır.
– Katılımcılık mekanizmaları içerisinde, öğrencilerin söz söyleme hakkı vardır.
– Bana göre yumurta atımı şiddet içerir.
– Gerek benim katıldığım programlara, gerek televizyonda izlediklerimde, polisin şiddetini gördükçe benim içim burkuluyor, inanın. Ama bizim o olaylardan haberimiz olmuyor. Bizim olaylardan sonra haberimiz oluyor.
– Bizim dönemizde Klasik Türk Musikisi grubu kurmak bile yasaktı.
– Şiddet içermedikçe, öğrenci eylemlerini destekliyorum. Savunulan şeyler insan haklarına karşı olmadıkça, etiğe karşı olmadıkça, protesto hakkı meşrudur.
Çağrı Merkezi Projesi
– Çağrı Merkezi Projesi’nin de sonlandırılmak üzere. Bunun ben YÖK anlamında devrimci bir şey olduğunu düşünüyorum. Artık herhangi bir öğrencinin sorusundan tutun, herhangi bir öğretim üyesinin sorusuna kadar, aklınıza gelebilecek her konuda sorunu olanlar yararlanabilecek.
– Artık öğretim görevlilerimiz, web sitesi üzerinden kurullardaki tartışmaları izleyebilecek, fikirlerini bu kurullara tartışma sırasında gönderebilecek.
haber 7
Adınız...
11 Kasım 2012 at 19:09
“Bana göre yumurta atımı şiddet içerir.”
Yumurta atmak şiddetse biber gazı yağdırmak tazyikli su sıkmak nedir peki?
Adınız...
11 Kasım 2012 at 19:14
fişleme kaldırıldı diyorsunuz da dışlama ne olacak peki? hemen her üniversiteden benzer haberler geliyor iktidara karşı olan akademisyenler zulme uğruyor yalan mı? bu dışlama değil midir ? sitenin admini bile yazdıklarımdan istediğini siliyor istediğini yayınlıyor
herkes siz mi
13 Kasım 2012 at 01:00
Dışlamaktan ne kastediyorsunuz?
28 şubatçı islam düşmanı akademisyenlerinin eskisi gibi atını oynatamadığını mı kastediyorsanız? Evet ise cevabınız dışlama vardır ve böyle dışlama da olmalıdır.
Adınız...
13 Kasım 2012 at 01:38
İslam düşmanı akademisyen ne demek ya? İsrail mi burası
Adınız...
13 Kasım 2012 at 13:56
siz adaleti sadece kendiniz için istiyorsunuz islam düşmanıymış sizin gibi olmayanlar hep islam düşmanı zaten bu ne kadar ağır bir suçlama böyle ya herkes sizin gibi yaşamak zorunda mı