Genel

Satır Satır

Yayınlandı

-

Dün Taksim’de gerçekleşen izinsiz gösteri sonrasında çıkan olaylarda bir kendini bilmez vatandaş eline satırı kaparak eylemci avına çıkıyor, tek yakaladığı bir kıza tekme atıyor, eylemcilere ana-avrat sövüyor. Daha sonra polis tarafından gözaltına alınıyor. Gazeteci Mehveş Eğin saldırgana telefonla ulaşıp olayla ilgili bilgi alıyor. Saldırgan esnaf olduğunu, 600 bin liralık borca girdiğini ve eylemler yüzünden işlerinin iyice kötüye gittiğini, gerçekleştirdiği saldırıdan pişman olmadığını söylüyor.  Ayrıca AKP’li olmadığını BDP’ye oy verdiğini de ekliyor.

Peki, ben ne düşünüyorum bu olayla ilgili?

Ne olursa olsun hiçbir sebep bu tepkinin haklı gerekçesi olamaz. 600 bin liralık borca girmek ve daha sonrasında eylemciler yüzünden işlerinin iyice kötüye gitmesi bile. Sakin olacaksın kardeşim.  Bir tek sen mi zarar gördün, bir tek senin mi sabrın taştı? Nasıl tutacaksın kendini bilemiyorum ama sakin olacaksın. Ben de kaç defa mutfaktan meyve bıçağımı alıp kapıdan çıkarken geri döndüm. Ben de kaç defa silikon tabancasını belime takıp son sürat eylemcilere doğru koşarken vazgeçtim. Eylemlerini hazmedemediğimden mi? Hayır, bütün yaptıklarının bir demokratik hak olduğunu söylemelerini hazmedemedimden. Ama tuttum kendimi. Çıkardım silikon tabancamı elime bir kağıt-kalem aldım ve başladım yazmaya. Bunların ne mal olduğunu yazdım. Yazdım ki insanlarımız okusun, bir kişi de olsa bu oyunun farkına varsın diye yazdım. Ama sen ne yaptın? Derdini öyle bir anlattın ki hem başına büyük bir dert daha aldın hem de bu çapulcuların eline büyük bir koz verdin. Bu ülkenin insanları bu kendini bilmezlerin ne halt olduğunu görecek. Bu halk bu vatan hainlerinin kendi halkının polisine saldırışını, kendi şehrinin dükkanlarını, bankalarını, devlet binalarını yağmalayışını görecek. Bu halkın görmesi gerekenler bu, senin baltalı-satırlı saldırganlığın değil. Senin bir kıza tekme atışın değil.

Onlar istiyor ki:

* Biz polise saldıralım, taşlayalım, linç edelim.
* Biz dükkanların camlarını dökelim.
* Biz bankaları yağmalayalım.
* Biz arabaları devirelim, otobüsleri yakalım.
* Biz halkın malına zarar verelim.
* Biz devlet binalarına girelim, başbakanlık ofisini basalım, hükümeti devirelim…
* Biz Melih Gökçek’in fıskiyesini kıralım.

Bütün bunları yaparken bide utanmadan diyorlar ki :

* Bize kimse karışmasın, polis gaz atmasın, toma su sıkmasın…
* Kimse verdiği zarardan dolayı gözaltına alınmasın, kimse hesap vermesin.
* Halk bize tepki göstermesin.
* Melih Gökçek fıskiyenin hesabını sormasın.

Kardeşim kimsiniz siz? Hadi Sırrı Süreyya Önder’in dokunulmazlığı var, adam milletvekili. Peki, sizden neden hesap sorulmuyor?  Hepiniz mi Survivor’a katılıp dokunulmazlık kazandınız? Vereceksiniz kardeşim bu hesabı, hani o bitmek bilmeyen Melih Gökçek’in fıskiye muhabbeti var ya… O küçücük fıskiyenin bile hesabını vereceksiniz bu halka. Bu ülkenin milyon dolarları kaybolurken bile uyuyan belediye başkanlarına alıştınız ya şimdi Melih Gökçek’in bir fıskiyenin hesabını sorması mı garip geldi sizlere? Gerekirse böbreklerinizi satıp yine de vereceksiniz verdiğiniz zararın bedelini.

Konumuza dönecek olursak… Taksim olaylarında polisin olayların fitilini ateşleyen gereksiz sert müdahalesini eleştirdim, bazı eylemcilerin tartaklanmasını eleştirdim. Duran Adam’ın eylemini taktir ettim!  Bugün satırlı saldırganın yaptığının eleştiriyorum. Ama bazı medya kuruluşlarının, bazı insanlarımız bu saldırının görüntülerini paylaşırken ‘’AKP’nin satırlı adamları ‘’ diye paylaştığını gördüm. Zihniyete bakar mısınız? Gezi olaylarında bu ülkeyi savaş alanına çevirenlerde mi AKP’nin satırlı adamlarıydı? Onları niye paylaşmadınız, onlara niye tepki gösteremediniz kardeşim?  Siz bu ülkenin dükkanları, bankaları, iş yerleri, halkı zarar görürken neredeydiniz? Yemişim sizin şiddet karşıtlığınızı. Bu da benim sizlere başka türlü bir ‘’satır’’lı saldırım olsun….

2 Yorum

  1. arif

    07 Temmuz 2013 at 16:43

    Fışkiyesini sevdiğim,gökçek in botaşa olan borcunu niye ödemediğini sorsana (yerse) ve de hükümetin ehliyet kurnazlığı ve yerlerse mantığıyla halktan söğüşlemeye çalıştığı 86 lirayı. Ama olmaz kızar sana abilerin değil mi? kıyamam sana 🙂

  2. Kubilay Bey

    08 Temmuz 2013 at 09:02

    Kaleminize sağlık.
    Bu ülkede dürüst ve onurlu insanların da sesinin çıktığını görmek mutluluk verici.
    Anarşi, talan, yağma serbest..
    malını, canını korumak yasak OLMAMALI..

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR

Exit mobile version