Genel

Destan ve Tarih

Yayınlandı

-

Homeros’un destanları ne kadar etkileyici, ne kadar unutulmaz olursa olsun;  bu destanları tümüyle tarihselleştirmek bizleri yanlış yollara sürükler. İlyada ve Odysseia Destanları, tarihi olayların raporları değil;  destanlar, yani geçmişteki olayları anlatan şiirlerdir. Bu destanların sahibi Homeros bile, anlatığı olaylarda ne kadar gerçeklik olduğu konusunda bize pekçok ipuçu verir. Ozanımız, iki eserinin daha ilk dizelerinde, geçmişle ilgili bilgilerinin nereden geldiği konusundaki soruyu cevaplar: „Söyle, tanrıça, Peleusoğlu Akhilleus’un öfkesini söyle“. İlyada Destanı’nda tanrısal ilham perileri üstüne yemin eden ozan, daha sonraki eseri Odysseia’da ise „ismini söyle bana tanrıça, o çok gezen adamın“ der. İnançlı bir ozan, gerçeği öğrenmek için tanrıçalara yalvarır. Her ölümlü insan gibi, bildiklerini, geçmiş anılarının tanrıçaları Musa’lara (ilham perilerine)  borçludur:

Olympos’ta oturan Musa’lar, hadi,

söyleyin bakayım şimdi bana;

tanrısınız, her yer varsınız, bilirsiniz her şeyi,

bizimse hiç bir şey bildiğimiz yok,

yalnız şuradan buradan bir şeyler duyarız;

söyleyin bana, Danaoların başbuğları, komutanları kimlerdi?

Olymposlu Musa’lar, Kalkanlı Zeus’un kızları,

İlyon’u saranları bir bir hatırlatmazsanız bana,

adıyla, sanıyla sayamam yığınla insanı ben,

on tane ağzım olsa, on tane dilim,

hiç kısılmayacak bir sesim olsa,

göğsümde tunçtan bir yüreğim.

Ama bütün gemileri, komutanları sayacağım gene de.“

(İlyada, II, 483-492).

Homeros tanrıların yardımıyla gerçekleri bileceğine inanmış olsa da, bilgisi bir tarihçi bilgisi değildir. Söyledikleri, anlattıkları genelde mitolojik-poetik (şiirsel) gerçeklerdir, tarihi gerçekler değil. İlyada ve Odysseia Destanı’nda yaşanmış olaylarla, Homeros arasında beşyüz yıllık bir zaman dilimi vardır. Yani bu, aşağı yuları bizler ile Amerika’nı keşfi arasındaki zaman dilimi kadardır. Elimizdeki yazılı kaynaklarla İspanyol konquistadorlar (işgalciler) kıtadaki yerlileri nasıl yok ettiklerini okuyarak anlayabiliyoruz.  ancak Troia Savaşı’nın olduğu M.Ö. 1180 (Troia VIIa dönemi) ile İlyada’nın yazıya geçirilmesi arasında (yaklaşık M.Ö. 730’lar) yazısız geçen beşyüz yıllık bir dönem söz konusudur. Homeros’un bildiği herşey beş asır boyunca sözel gelenekle aktarılagelen bilgidir. Yani 17 kuşak boyunca bir ozandan diğer ozana aktarılarak gelen bilgidir söz konusu olan.  Her kuşak elindeki bilgileri hatasız bir sonraki kuşağa aktarma için çaba göstermiş bile olsa, sözel geleneğin biçiminde bile temel değişikler söz konusudur. Bununla birlikte bir de bu bilgiyi aktaranlar vardır. Bunlar sıradan kişiler değil, ozanlardır. Ozanlar destanlarında sadece olayları anlatmakla kalmaz, anlattıklarını süsleyerek, etkileyici bir şekilde sunmak da isterler. Görevleri dinleyencleri eğlendirmek, eğitmek ve onlara tarihsel olayları anlatmaktır. Homeros’un yaşadığı M.Ö. 8. yüzyıl savaşcı aristokratların nelerden etkilendiklerini ise yine Homeros’un anlattıklarından biliyoruz. Homeros, İlyada Destanı’nın IX. Bölümde, savaşın kahramanlarından Akhilleus’a lir çaldırarak, eski zamana ait kahramanlık öykülerini anlattır:

vardılar Mymidonların barakalarına, gemilerine,

Buldular oarada Akhilleus’u

çalgısını çalıyor inceden inceden,

gönlünü eğlendiriyordu.

Güzel işlenmiş bir çalgıydı bu,

üstünde köprüsü gümüştendi,

Eetion ilini yıktığı gün almıştı kendine,

eğlendiriyordu onunla gönlünü,

yiğitlik türküleri söyleye söyleye.”

(İlyada, IX-185-192)

Kahramanlık destanları, o dönem aristorkrakların en çok yüceltikleri sanat dalıdır. Eğer bu destanlarda tarihsel olaylar söz konusu ise, bunlara  arka planda değinilmektedir. Önemli olan kahramaların yaptıkları önemli olaylardır. İşte bu destan tarzıyla olaylar ve kahramanlar yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa anlatıla gelmiştir. Bir ozanlar geleneği olan bu durumu Homeros sonrasında da görmekteyiz. Homeros sonrası ozanlarının görevi ve işlevleri ise, sadece büyük ozanın destanlarını anlatmak ve yorumlamaktır.

Ancak herşeye rağmen, uzmanlar Homeros destanlarında,  geçmişe ait bir gerçeklik özüne inanmaktadırlar. Bu öz Troia Savaşları ve onun etrafında gelişen olaylardır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR

Exit mobile version